Blog
Kitapları Renge Göre mi Boya Göre mi Dizmeli?
Renge göre dizmenin görsel etkisi
Renge göre dizim, kitaplığı bir mobilyadan çok bir duvar kompozisyonuna dönüştürür. Sırtları koyudan açığa ya da gökkuşağı sırasına göre yerleştirdiğinizde göz tek tek kitapları değil, bütün bir yüzeyi okur. Sade duvarlı, az eşyalı odalarda bu etki güçlüdür; kitaplık odanın renk kaynağı hâline gelir ve duvara ayrıca bir tablo asma ihtiyacı çoğu zaman ortadan kalkar.
Bedeli ise erişimdir. Aradığınız kitabın adını hatırlarsınız ama sırt rengini çoğu zaman hatırlamazsınız; koleksiyon büyüdükçe arama süresi uzar. Bir kitabı geri koyarken de doğru tonu bulmanız gerekir, yoksa düzen birkaç haftada bozulur. Bu yüzden renk dizimi, sık karıştırılmayan kitaplarda ve gözün en çok gittiği raflarda anlamlı olur.
Boya göre dizmenin pratik faydası
Boy sıralaması kullanışlı olduğu kadar düzenli de görünür. Kitaplar yüksekten alçağa ya da ortadan iki yana doğru dizildiğinde üst hat sakinleşir, raf aralığı boşa gitmez. Aynı boydaki kitaplar birbirini destekler; tek başına kalan uzun bir cilt yana yatmaz, sırtı zamanla eğilmez ve kapak kenarı kıvrılmaz.
Bu düzenin asıl kazancı raf yüksekliğini verimli kullanmasıdır. Uzun kitapları tek bir rafta topladığınızda diğer raflarda gereksiz boşluk kalmaz, aynı kitaplığa belirgin biçimde daha fazla kitap sığar. Cep kitabıyla albümün yan yana durduğu karışık koleksiyonlarda, ki Türkiye’de ev kitaplıklarının çoğu böyledir, boy dizimi genellikle en pratik başlangıçtır.
Konuya göre dizme ne zaman şart olur?
Kitaplık bir çalışma aracıysa estetik tartışması burada biter. Ders kitapları, meslek kaynakları, sözlükler ve sık başvurulan referanslar konu bloklarına ayrılmalıdır. Aradığınızı bulma süresi saniyelere inmiyorsa düzen işe yaramıyor demektir; bu kitaplıklarda ölçüt görünüm değil, kullanım sıklığıdır. Sınav ve proje dönemlerinde bu fark her gün kazanılan zamana dönüşür.
Ev kitaplığında da bazı bloklar konuyla ayrılır. Çocuk kitaplarını çocuğun göz hizasındaki rafa toplamak, yemek kitaplarını mutfağa yakın tutmak böyle bir tercihtir; kullanan kişinin boyu ve alışkanlığı raf seçimini belirler. Kitaplık modelleri arasında seçim yaparken önce kitaplığın hangi işi göreceğine karar vermek, dizim tartışmasını baştan kolaylaştırır.
İki yöntemi birleştiren melez düzen
Pratikte en çok işe yarayan çözüm ikisini katmanlamaktır. Önce kaba konu blokları kurun: roman, meslek, referans, çocuk gibi. Sonra her bloğun kendi içinde boy sırasına geçin. Böylece hem aradığınızı bulursunuz hem de raf hattı dağınık görünmez; iki yöntem birbirinin eksiğini kapatır ve düzen zamanla kendini korur.
Renk disiplinini de bu yapının içine sokabilirsiniz. Göz hizasındaki tek bir rafı renge göre dizip vitrin olarak kullanmak, geri kalan rafları işlevsel bırakmak dengeli bir çözümdür. Okuma sırasında masanızın üstünde biriken birkaç kitabı ise masaüstü kitap düzenleyici ile ayırmak, ana düzeni bozmadan çalışmayı sürdürmenizi sağlar.
Raf aralığının dizim tercihine etkisi
Dizim tercihi çoğu zaman sizin değil, rafın kararıdır. Raflar arası yükseklik sabitse boy dizimi zorunlu hâle gelir; uzun kitaplar yalnızca belirli raflara sığar ve gerisi tartışmaya kapanır. Yükseklik oynatılamıyorsa koleksiyonu rafa göre bölmek, rafı koleksiyona uydurmaya çalışmaktan çok daha az uğraştırır.
Derinlik de belirleyicidir. Ürettiğimiz raf ve kitaplıklarda derinlik 8 ile 60 santimetre arasında değişiyor; en sık kullanılan değerler 20, 25, 30 ve 35 santimetre. Dar derinlikte kitapları tek sıra dizmek gerekir, geniş derinlikte arkaya ikinci bir sıra koymak mümkün olur. Ölçüye özel üretim yaptığımız için kitaplık raf planlarken derinliği en kalın kitabınıza göre belirleyebilirsiniz.

